Nedir?

Diyabetik retinopatiden sonra en sık rastlanan retinal damar hastalığı olan Retinal Ven Tıkanıklığı, çoğunlukla ileri yaşlarda görülür ve görme kaybının önemli bir nedenidir.

Retinal ven tıkanıklığı (RVO), kanı retinanın (görmeye yarayan sinir hücrelerinin bulunduğu tabaka) dışına taşıyan damarların tıkanması şeklinde tanımlanır. Tıkanıklık sonucu damardan sıvı sızıntısı olur ve bu sıvı retinada birikir. Retinal ven tıkanıklığından kaynaklanan maküler ödem yani makulada sıvı birikimi ve yeni damar gelişimi hastalığın en sık görülen yan etkileridir ve ciddi görme kaybına yol açabilirler.

RVO, tıkanıklığın geliştiği bölgeye göre dal retinal ven tıkanıklığı (DRVT) ve santral retinal ven tıkanıklığı (SRVT)olarak sınıflandırılır. Santral retinal ven tıkanıklığında retinanın daha geniş bir bölümü etkilenirken dal retinal ven tıkanıklığında tıkanan ilgili damarın bulunduğu yerdeki daha küçük bir bölümde bulgular görülür.

Retinal Ven Tıkanıklığı Riskleri

Risk Faktörleri Nelerdir?

Sıklıkla 50-60 yaş arasında görülür.

RVT gelişme riskini artıran faktörler şunlardır:

  • İlerleyen yaş
  • Hipertansiyon
  • Göz içi basıncı artışı
  • Diyabet
  • Kandaki lipid (yağ) düzeylerinde yükselme
  • Pıhtılaşma bozuklukları
  • Böbrek fonksiyon bozukluğu
  • Sigara kullanımı

Bu hastalıkları olanlar patolojik miyopi açısından risk altındadır ve yakından izlenmeleri gerekir.

Nasıl Tanı Konur?

RVT tanısı bir retina uzmanı tarafından konur. Vakit geçirilmeden bir retina uzmanına başvurularak tanı konulması ve tedaviye başlanması görme kaybını en aza indirmek açısından önemlidir.

Hastanın öyküsü ve belirtilerinin yanı sıra, tanı koymak için Retina anjiyografisi ve OKT (Optik Koherens Tomografi) testleri yapılır. Bu testlerle makula ödemi (görme merkezinde sıvı birikmesi) saptanırsa nasıl bir tedavi uygulanacağına karar verilir.

Ayrıca, RVT kaynağını belirlemek için, göz testlerinin yanı sıra kan basıncının ölçülmesi, kan şekeri ve kolesterol düzeylerinin kontrol edilmesi gerekir.

Hasta 40 yaşından gençse, kanı pıhtılaşma bozuklukları açısından da kontrol edilmelidir.

Belirtileri Nelerdir?

Retinal ven tıkanıklığını farketmek kolay olmayabilir. Belirtiler aniden gelişebilir:

  • Görmede bulanıklaşma
  • Görmede kayma
  • Görme de kayıp alan
Görmede bulanıklaşma
Görmede bulanıklaşma
Görmede kayma
Görme de kayıp alan

Santral retinal ven tıkanıklığı olan hastalarda genellikle ani, ağrısız görme kaybı şikayeti ortaya çıkar.
Yapılan muayenede erken aşamada tıkanıklığın sonrasındaki bölgede

  • Retina içine kanamalar,
  • Retinada sıvı toplanması (retinal ödem),
  • Madde birikimleri (yumuşak eksudalar) görülür.

Nasıl Tedavi Edilir?

Retina ven tıkanıklıklarının tedavisinde klinik duruma göre takip, laser ile fotokoagulasyon veya cerrahi teknikler uygulanabilir.

Eğer dal retinal ven tıkanıklığı varsa ve görme merkezinde sıvı toplanması (makula ödemi) mevcut ise

  • laser,
  • göz içine kortizon veya
  • anti-VEGF tedaviler uygulanabilir.

Hangi tedavinin uygulanacağı hastanın göz dibi bulgularına, retina anjiyografisi ve OKT sonuçlarına göre değişir.

Yeni RVT tıkanıklıklarının önlenmesi ve tıkanıklığı yol açan metabolik nedenlerin de (kan basıncının, kolesterol ve kan şekeri düzeylerinin düşürülmesi gibi) kontrol altına alınması gerekir.

Günlük Yaşamda Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar Nelerdir?

Sürekli bulunduğunuz ev gibi mekanlarda eşyalarınızın yerlerini değiştirmemeye özen gösterin. Bu sayede hareket konforunuzu sürdürebilirsiniz.

Ayağınıza dolanabilecek, düşmenize neden olabilecek kilim, pas pas gibi eşyaları mümkün olduğunca bulundurmayın.

Kan lipid değerlerinizi yükseltmeyen dengeli ve sağlıklı beslenmeye özen gösterin. Bu tür beslenme göz damarlarınızın sağlığının korunmasına yardımcı olur.

Doktorunuza danışarak yapacağınız düzenli egzersiz dolaşım sisteminizi ve göz sağlığınızı destekler.